Online Rezervasyon
0 (212) 570 50 44 pbx

TUNUS HAKKINDA

Roma’nın Osmanlıyla, devenin arazi araçlarıyla, çölün Akdeniz’le buluşma noktası Tunus. Çöl kültürünü yaşıyor ve yaşatıyor, kaldırımlara yayılmış Fransız kafelerini ve Berberi çadırlarını birlikte sunuyor. Ülke nüfusunun dörtte birini barındıran başkent Tunus, ticaretin, politikanın ve bankacılığın nabzının attığı yer.

Akdeniz kıyısında geçirilen gecenin sabahında Sahra’nın kumullarında, yıldızlar altında uyanmak, Tunus için sıra dışı bir yaşantı değil. Burası hem Afrika’nın hem de Akdeniz’in güzelliklerine sahip bir ülke. Küçüklüğü yelpazesini dilediğince açmasını engellemiyor. Dünyanın en büyük mozaik müzesi Bardo’nun şaheserlerini görmek, UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunan sekiz noktayı ziyaret etmek, baş döndürücü çarşılarında kalabalığa karışmak, palmiye ormanlarında bisikletle dolaşmak, çamfıstıklı nane çayı yudumlarken Akdeniz’i seyretmek, bir vahada termal sularda yüzmek, Kartaca kalıntılarına dokunmak, efsanevi “Star Wars” filminin setlerinde dolaşmak… Hepsi birer Tunus vaadi.

  • Gezilebilecek Yerler

    Tunus’un modern yüzünü Habib Bourgiba Bulvarı, tarihi dokusunu ve geleneksel yaşamını caddenin ucundaki eski kent, “Medina” ortaya koyuyor.Medina önemli cami ve medreseler barındırıyor. 

    Habib Bourguiba Bulvarı, Fransızlar zamanından kalma geniş bir cadde. Paris’in ünlü Champs- Elysee Bulvarı’nı andırıyor. Akşam üzerlerinin en keyifli bu noktası kaldırım üzeri kafe ve restoranlar, yüksek binalar ve yıldızlı otellerle bezeli.  

    Medina gezisinin başlangıcı için Port de France yani Fransız Kapısı olarak bilinen Bab Bhar, ideal bir nokta. Fransızlar Place de la Victoire’ı yapmak için dış surları yıkmadan önce eski kentin doğu girişi, bu anıtsal kemerdi. Buradan Rue (sokak) Zeytuna Camii'ne girip, Milli Kütüphane’ye bir göz atmak mümkün. Ülkede Müslüman olmayanların da girebildiği tek camii Zeytuna ve geleneksel Türk kahvehanesi M’Rabet da burada. 

    13. yüzyıldan kalma Souq des Libraries, Kitapçılar Çarşısı ve Dar Ben Abdallah Müzesi, Medinadan güneye doğru sıralanıyorlar. 18. yüzyıldan kalma küçük bir saray olan Dar Ben Abdallah bugün Etnografya Müzesi olarak ziyarete açık. Rue Tourbet El- Bey’i izleyerek varılabilen M’sed El-Kobba Camii; İslam bilgini İbn-i Haldun’un Kahire’ye gitmeden önce din eğitimi gördüğü yer olma özelliğini taşıyor. Ünlü bilgin aynı sokaktaki 33 numaralı evde doğmuş.

    Dar el-Bey’in batısında, adını 1883’de Fransızlar tarafından yıkılan kent kalesinden alan Kasbah Meydanı ve Kasbah Camii var. Kuzeye doğru Dar-el Jeld’e sapıldığında 18. yüzyıldan kalma bir konağı, Tunus’a özgü el sanatları satılan Le Diwan’a ulaşılıyor. Dar sokakları izleyerek Hamouda Pasha Camii de görülebilir.

    Antik dünyanın en muhteşem şehirlerinden biri olan ve efsanevi kahraman Hannibal ile özdeşleştirilen Kartaca’nın kalıntıları, başkent Tunus’a 10 kilometre mesafede. 3 bin yıllık tarihi kent, UNESCO’nun Dünya Mirası listesinde yer alıyor. Kartaca’dan geriye Antonine Hamamları, Byrsa tepesindeki kazı alanı ve St. Louis Katedrali, içinde kral mezarları bulunan villalar, Roma limanları, Roma Tiyatrosu ve Tophet Kutsal Alanı kalmış halde. Paleo Hıristiyan Müzesi, büyük bir akvaryumun bulunduğu Deniz Bilimleri Müzesi ve Kartaca Müzesi de burada. 

    Kartaca yakınlarındaki tarihi kasaba Sidi Bou Said’i ülkenin birçok yerinde rastlanabilen mavi- beyaz mimariyi en çarpıcı şekilde barındırıyor. Kasabanın dar sokakları Tunus Körfezi’ne hakim. Kırmızı sardunyalar, pembe begonviller beyaz duvarlardan sarkıyor ve avluları süslüyor. Binalar, 13. yüzyılda yaşamış Sufi aziz Sidi Bou Said’in adına, Zaouia Camii ve meydan etrafına kurulmuş. Ağustos ayında aziz adına burada bir festival düzenleniyor. Baron Rodolphe d’Erlanger’in 19. yüzyılın başlarında karısı Elizabeth için burada yaptırdığı saray, Dar Nejma Ezzahra Arap ve Akdeniz Müzik Merkezi olarak değerlendiriliyor. 

    İslam dünyası için, Mekke, Medine ve Kudüs’ten sonra dördüncü kutsal kent olan Kavravan, tarihi boyunca seyyahları, hacıları, uzak diyarlardan gelen sıra dışı insanları ağırlamış. Surlarla çevrili, korunmuş medinası, 688’de inşasına başlanan ve Kuzey Afrika’nın en büyüğü olan, her yıl Hz. Muhammed’in doğumunun kutlandığı görkemli Büyük Cami’siyle tanınıyor. Kentin en güzel yapılarından biri de Sidi Sahab Türbesi burada. Tunuslular bu dini ziyaret yerinde, yeni doğan çocuklarına dua okutmak ya da sünnet törenleri için de bir araya geliyorlar.
  • Kültür ve Eğlence

    Başkent, dünyaca ünlü, büyüleyici bir müzeyi, Bardo’yu da barındırıyor. Dünyanın en büyük mozaik müzesi olarak kabul edilen Bardo, sadece Roma Afrikası villalarına ait mozaikleriyle değil aynı zamanda Hüseyinoğulları Hanedanı’nın 18. yüzyıl sarayının güzelliğiyle de ünlü. Müzede bulunan toplam 4 bin 700 metrekare mozaik içinde Romalı zenginlerin günlük yaşamlarının yanısıra, insanlığın doğuşu, İslamiyet, Hıristiyanlık ve belirli dönemlere ait yaşamlardan temalar da tasvir ediliyor. Müzede ayrıca 3. yüzyıla ait olağanüstü ‘’Deniz Tanrısı Neptün ve 56 Madalyon’’ mozaiği de bulunuyor. Başka bir örneği bulunmadığı söylenen şair Virgilius’un portresi de burada. Müze aynı zamanda önemli bir İslam eserleri ve tarih öncesi koleksiyonuna sahip. 

    Afrika’nın en ilginç ve sıra dışı geleneksel mimarilerinden birinin yaratıcısı, konuksever Berberiler’in yaşadığı etkileyici Sahra Çölü, Tunus’ta es geçilmeyecek bir destinasyon. Sahra’nın adı Büyük Çöl olarak da geçiyor. Sahra’nın kuzey kıyılarındaki Douz ve Tozeur çöl safarilerinin başlangıç noktaları. ‘’Çölün kapısı’’ olarak da adlandırılan Douz, Tunus’un otantik festivallerinin en eskisi Sahra Festivali’yle de ünlü. Festival, aralık ayının son haftasında düzenleniyor. 

    Tozeur ise Osmanlı İmparatorluğu zamanında valinin sarayı olan Dar Cherait’i de bünyesinde barındırıyor. Saray bugün 1001 Gece Masalları ve çeşitli masal kahramanları canlandırıldığı bir müzeye dönüştürülmüş halde. Tozeur’e 55 km mesafedeki Metlaoui’den kalkan asırlık Kızıl Tren (Le Train Lezard Rouge),  pazartesi, çarşamba ve perşembe günleri, Selja Kanyonu’ndan geçerek, 1 saat 45 dakikalık keyifli bir turistik gezi yapıyor. Önceden rezervasyon şart. (+216 76 241 469)

    Her ne kadar Tunus denize girmeye vakit bırakmayacak kadar renkli bir ülkeyse de görkemli Akdeniz plajları akılları çelebiliyor. Kentin kuzeyine ve güneyine doğru uzanan kumsallar Tunus’un en güzel plajları. Bir körfez içinde yer alan Hammamet yazın ülkenin en yoğun turist akınına uğrayan yeri konumunda. Burası 1920’lerde Avrupa jet- setinin uğrak yeriydi. Daha sakin bir sahil kenti arayanlar, Romalıların Cap Bon Burnu yani ‘’Güzel Yarımada’’ olarak adlandırdığı bu bölgenin kıyılarındaki daha küçük yerleşimleri tercih etmeli. 

    Sinema ve eğlence dünyasının unutulmaz film serisi “Star Wars”, göreni kendini bir başka gezegende hissettiren, aya benzeyen topografyaya ve yeraltı evlerine sahip Matmata’da çekildi. Filmin setinden kalan parçaları görmek için her yıl binlerce turist buraya geliyor. Yakınlardaki Ksar Ghilane de Oscar ödüllü “İngiliz Hasta”ya set olmuş bir yerleşim yeri.
  • Yeme İçme

    Tunus mutfağı, Akdeniz havzasının diğer ülkeleriyle benzerlikler taşır. Acının biraz daha fazla kullanılmasıyla komşularından ayrılır. Zeytin ve zeytinyağı, balık ve deniz mahsülleri, kuzu ve koyun etleri ile taze sebzeler mutfağın temel direkleridir. Makarna çeşitlerinde de İtalyan etkisi kendini fazlasıyla hissettirir. Kişniş, kimyon, karabiber, kırmızı biber, tarçın en çok kullanılan baharatlar arasında bulunur. Taze ve kuru nane de başköşede tutulur. 

    Tipik bir Tunus kahvaltısı reçel ve tereyağı sürülmüş ekmek, sütlü kahve, zeytin, yumurta ve yoğurttan oluşur. Badem ve hurma ile hazırladıkları kurabiye ve tatlıları çok lezzetlidir. En ünlü sıcak içecekleri ise taze naneli yeşil çaydır. Çay, üzerine çamfıstığı serpilerek servis edilir. 

    Kırmızı biberden yapılan az tuzlu ve biraz sıvı bir çeşit salça olan “harissa”, Tunus mutfağnın en önemli tatlarının başında gelir. Zeytinyağı ile biraz açılıp başta kuskus olmak üzere birçok yemeğin yanında sos olarak kullanılır. Harissa gibi zeytin de Tunus’ta en çok kullanılan besin maddelerinden biri. Ülkede sadece kahvaltıda değil salata, meze ve yemeklerde de bol bol zeytin kullanılır. 

    Yumurta da zeytin gibi birçok şekilde ve sıklıkla tüketilir. Kahvaltı haricinde, genelde katı olarak yemek ve salatalara doğranan yumurta ile hazırlanan “brique” ülkenin kültüründe de söz sahibidir. Çiğ böreğe benzeyen brique’in içine kıyma ve çiğ bir yumurta konup, hemen kızgın yağda kızartılır. Sıcak olarak ikram edilen iyi bir brique’in yumurtasının beyazının katı, sarısının akışkan olması gerekmektedir. Brigue kız istemeye gelen damat ve ailesine ikram edilir. Eğer damat böreği dökmeden ve dağıtmadan yiyebilirse becerikli bir kişi olarak kabul edilir ve kız verilir. 

    Tunuslular tencere yemeklerine “tagine (tajin)” derler. Tajin, aslında yemeğin servis edildiği, fazla derin olmayan, içinde ikinci bir kısım daha bulunan kapaklı, büyük bir kaptır. Sıcak yemek veya kuskus bu seramik kaba konularak kapaklı tajinin içine yerleştirilir ve servis yapılır. Tajin sulu ya da kuru yemek olabilir. Tunuslular tajin’i özellikle öğle yemeklerinde yerler.

    Ülkede köfte, kebap ve közlenmiş sebze de sıklıkla tüketilir. Deve eti, ülkede sıkça, özellikle de bazı festivallerde yenir. Böylesi zamanlarda kapaklı güveçlere yerleştirilip birkaç hafta toprak altında bekletilen deve etleriyle ziyafetler düzenlenir. Sebzeler ise harissa veya zeytinyağı ile sirke karışımı bir sosla birlikte yenir. Sıcak ve soğuk zeytinyağlı sebze yemeği de sıklıkla pişirilir.
  • Alışveriş

    Medina’lar geleneksel yapılarıyla ülkenin en keyifli çarşılarını barındırıyor. Buralarda yapılan alışverişlerde sıkı pazarlık yapılması şart. Cam resimlerden kuş kafeslerine, halıdan otantik takılara herşey birarada. Ayrıca güneye özgü olan ancak ülkedeki birçok Medina’da bulacağınız, açık kahve ve siyah desenlerin hakim olduğu Berberi çömlekleri de oldukça tipik.

    Başkent Tunus’un medinasında ortaçağdan kalma bu sokaklarda kumaşçıların, parfümcülerin, antikacıların, fesçilerin ve terlikçilerin bir arada olduğu bölümler bulunuyor. Kuzeye doğru gidilerek varılan, Osmanlı döneminden kalma Souq el-Berka, bir köle çarşısıydı. Korsanlar kölelerini satmak için buraya getirirdi. Bu noktada artık Kuyumcular Çarşısı bulunuyor. Rue des Forgerons’ta Demirciler Çarşısı, Rue Jemaa Zitouna’da seramiklerin, takıların, bakırların ve doldurulmuş oyuncak develerin başını çektiği hediyelik eşya mağazaları bulunuyor.

    Tunuslu erkeklerin giydiği kırmızı keçe şapkaları Souq des Chechias’ta yapılıyor. Bu keçe şapkaların yapımı 17. yüzyılda Tunus’un en büyük endüstrilerinden biriydi. Fes olarak da bilinen bu şapkalar Tunus’ta ‘’chechia’’ olarak adlandırılıyor. Yaklaşık 15 bin zanaatkâr yılda bir milyon chechia yapar ve bunlar dünyanın dört bir yanına ihraç edilirdi.

    Ülkede 100 çeşitten fazla hurma var. Önemli bir ihraç ürünü olan hurmaların toplandığı Ekim ayında oldukça şenlikli geçiyor. Bol bol hurma yemek ve almak en güzel Tunus hatırlarından biri.

    Çöl Gülü bir Tunus güzelliğidir. Kumların altında yeraltı sularıyla birleşen kalsiyum fosfatın yarattığı, çiçeğe benzer, kristal oluşum ülkenin her yerinde satılıyor. Doğal renkli olanları tercih edilmeli.

 

TUNUS Havayollari Bilet Satislari

Tunus ’a ve farklı ünlü seyahat ülkelerine 8 ucuz uçuş - Tunus Uçakbileti Türkiye ile en kısa sürede istekleriniz doğrultusunda Tunus’a uçuşlar seçebilirsiniz. 3 havayolları, ayrıca Tunis Air ve Turkish Airlines ile uçuşlar arasından seçim yapın ve tercih ettiğiniz havayoluyla Tunus’a uçuş arayın. Tunus Uçakbileti Türkiye ile uçuş seyahatlerinizi hızlı ve kolay planlayın ve Tunus’a ucuz uçuş satın alın.

TUNUS UÇAK BİLETİ ve TUNUS HAVA YOLLARI EN UCUZ HAVA YOLU 0212 570 50 44 pbx www.tunushavayollari.com

Copyright © 2013 TUNUS HAVAYOLLARI
Bu web sitesi 4K Grup LTD ŞTİ. tarafından oluşturulmuştur.